Türkiye Tiyatrolar Birliği 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi

tiyatrolar gSanat Unuttukça, Kolay Oluyor Sanatı UnutturmakTiyatro örgütü olduğunu yalnızca 27 Mart’ta anımsayanlar gibi, sade suya tirit bildirilerle yetinemeyiz. Sanatın yararları, tiyatronun yüceliği üstüne bayat sakızlar
çiğneyemeyiz. Sanat ve sanatçı üstüne tanım arayışlarıyla oyalanamaz, sözü dolaştıramayız.27 Mart, bugünü doğru okuma, doğru anlama ve doğru bir duruş oluşturma gerekçesinden başka bir şey olamaz ve genelde sanat, özelde tiyatro için, kuşkusuz ortada kutlanacak bir durum da yoktur.Bugün, sanatsal ürünler yasaklanmakta, sanat emekçilerine her yönden saldırılmaktadır. Dolaylı ya da doğrudan sansür uygulamaları gün geçtikçe ağırlaştırılmakta, otosansür doğallaştırılmaktadır. Yapıtlar ya topyekun ortadan kaldırılmakta ya da içeriklerinin boşaltılması dayatılmaktadır. Sanatta işlenebilecek suç olmadığı unutularak, sanat emekçileri tutuklanmakta, yargılanmakta, mahkum edilmektedir. Zaten az sayıda olan, çoğu üretim ve paylaşım koşulları açısından elverişsiz sanat mekanları, çarçur edilmekte, rantiyenin doymazlığına kurban edilmektedir. Sanat kurumları geleceğe dair belirsizlik içindeyken, çalışanlarını da işsizlik sorunu beklemektedir. Özel tiyatroların bu fotoğraftaki yeri daha da düşündürücüdür. Bir yandan ticarethane muamelesiyle ağır ekonomik yaptırımlar
uygulanırken, bir yandan üretim ve paylaşım açısından dayatılan sorunlar, özel tiyatroların yaşama koşullarını ortadan kaldırmaktadır. Yerel yönetimlerde ve eğitim kurumlarında amatör girişimler, her türlü engelle karşılaşmakta, sanatla uğraşmak neredeyse illegal bir eylem olarak görülmekte, örneğin isteği yalnızca salon olan üniversite öğrencilerine saldırılmaktadır.Tarihsel süreç içinde darbelerin yardımıyla biriken, her adımda daha da ağırlaşan yasa ve uygulamaların, faşist anlayışların işini kolaylaştırdığı unutulmakta; sözgelimi yeni anayasa adına yapılan söz sarfiyatında, muğlak genellemeler dışında, kültür ve sanata dair tek bir söz işitilmemektedir.Bugün bol bol kullanılan açılım, dönüşüm, barış, demokrasi gibi kavramların somut karşılıklarını görmek için, hayatın ve sanatın ahvaline bakmak yetmektedir. Sanat ve sanatçı algısını yok etmeye uğraşan, muhalif olanı hedef gösteren ve bu bağlamdaki saldırıları görmezden gelip kışkırtan zihniyet, uygulamalarını her geçen gün yoğunlaştırmaktadır. Oyun kostümlerine müdahale etmekten, seyircilerin haremlik selamlık halinde oturtulmasına kadar pek çok vehamet, doğallaştırılmaya çalışılmaktadır.Bütün bunları ortadan kaldıracak güç, yine bizzat sanatta ve sanat emekçilerindedir. Kuşkusuz, öncelikle nitelikli ürünlerle, hayata ve sanata yakışmak gerekmektedir. Sözü estetiğe, estetiği söze kurban etmenin yararsızlığı ve sanata ne kadar zarar verdiği, yeterince kanıtlanmıştır. Sanatın demokratikleşmesi yolunda düşünce ve eylem üretirken, haksız rekabet ve kayıtdışılığın, “işi ve ekmeği” sanata bağlı olanlara verdiği zararlar unutulmamalıdır. Bugün kendini derin bir yalnızlık içinde hisseden sanat ve sanat emekçisi, hayatın içinde yalnız bıraktıklarına dair duyarsızlığını anımsamak, özeleştiri yapmak ve toplumun tüm kesimleriyle büyük buluşmalar gerçekleştirmek durumundadır.Tüm sanatsal örgütlenmeler ve buluşmalar, geçmişten ders çıkarmak, bugünü doğru okumak, yarına yönelik somut öneriler ve eylemler üretmek göreviyle karşı karşıyadır. Üretimdeki onurlu rekabet, mesleki işbirlikler ve toplumsal dayanışmalarla desteklenmek durumundadır. Üniversitelerin ilgili bölümlerinden demokratik kitle örgütlerine, sanat topluluklarından siyasi oluşumlara, kimse bu bağlamdaki görev ve sorumluklarından kaçamayacağını bilmelidir.Çünkü bugün, 27 Mart Dünya Tiyatro Gününde hayat ve sanat, hepimizin aynı gemide ve vahim bir geleceğe doğru sürüklendiğini, yeterince kanıtlamaktadır.Bütün bu gerçekleri sanat unuttukça, kolay olmaktadır sanatı unutturmak. Dersimize buradan başlamak, şimdi yürüdüğümüz yol uğruna bedel ödeyenlere, yakışmanın ve eklenmenin ön koşuludur.Hayat için dayanışmak, sanat için birleşmek! “Yeni bir dünya mümkündür!” diyen sanat emekçileri, bunu mutlaka gerçekleştirecektir.
 Haluk Işık “Türkiye Tiyatrolar Birliği Dönem Eşsözcüsü”
Kaynak: Solportal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: