Mecmua’da daha önce konuk etmediğimiz bir müzisyeni ağırlıyoruz bugün. Ece Göksu’nun Masal albümü. Masal, müzisyenin ilk albümü ecnebilerin deyimiyle debut albümü. Albümü ilk kez elime alınca hemen kitapçığa baktım, okuyucularımızın bir çoğunun tanıdığı isimleri gördüm. Hemen albümdeki müzisyenlere bir bakış atalım,
Ece Göksu, tabii ki vokalde. Can Çankaya piyano, Scott Colberg bas, Robert Mehmet İkiz. Bu müzisyenlerden Colberg ve İkiz yanılmıyorsam yurt dışında yaşıyorlar. Muhtemelen albümün kaydı için bu dörtlü hep birlikte buluşmuş. Bu dörtlüye bazı şarkılarda trompette İmer Demirer, tenor saksofonda Engin Recepoğulları ve trombonda Bulut Gülen eşlik ediyorlar.
Albümdeki tüm şarkıların düzenlemeler Göksu ve Çankaya tarafından yapılmış. Albüme geçmeden önce isterseniz Ece Göksu’nun hayat hikayesine bir göz atalım. Müzisyenin kendi web sitesinden daha geniş bilgiye tabii ki ulaşabilmek mümkün. Ankara’da dünyaya gelen Göksu 5 yaşından itibaren piyano dersleri almaya ve Ankara Devlet Opera ve Balesi çocuk korosunda şarkı söylemeye başlamış. 11 yaşında H. Ü. Devlet Konservatuvarı piyano bölümüne girmiş. Üniversite yıllarında caz müzik toplulukları kurmuş. 2000′li yıllarda İstanbul’a taşınıp, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konsevatuvarının piyano bölümünden mezun olmuş. Eğitiminin üzerine kazandığı bir bursla Amerika’da caz vokal konusunda dersler almış. Hoca listesinde Nancy Marano ve Cecil Bridgewater isimleri dikkat çekiyor. Bir diğer ilginç konu ise yüksek lisans tezini Billie Holiday’in kompozisyonları ve şarkı sözleri üzerine yapmış olması. Tüm bu hikayeyi bir kenara bırakıp biz ilk albümü Masal’ı mercek altına alalım.
Albümü elime alır almaz kafamdaki soru “bakalım Türkçe sözler caz formunda nasıl olmuş” oldu. Bu konuda ben çok takıntılıyım. Biliyorsunuz senelerdir halkımıza caz müziği sevdireceğiz diyerek zorlama bir sürü albüm yapıldı. Türkçe dili, vokal tekniği ve kötü aranjmanlarla birleşince ortaya bir sürü beş para etmez albüm çıktı. Ben her dilde her türde müzik yapılabileceğine inananlardanım. Bu noktada en önemli şey, zorlamadan uzak kalbinizi dinlemektir. Halka caz müziğini sevdireceğim gibi beylik amaçlarla yapılan albümlerin hiçbirisini hatırlamazsınız. İşin kötü tarafı bu albümlerin büyük olaymış gibi el üzerinde tutulmasıdır. Allah’tan günümüzde kendini beğenmiş eleştirmenler yerine internet üzerinde özgürce yazı yazan gerçek müzik aşıkları var. Ben bu sınıfta mıyım değil miyim, bu okuyucuların görüşüdür.  Oraya buraya çatıp yine adım adım konudan uzaklaşıyorum. İsterseniz Masal albümünü ele almaya başlayalım. İlk önce şarkı listesi;
1. Neden? (Intro)
2. Neden?
3. Nova Bossa
4. Salıncak
5. Just like a fairy tale
6. Very early
7. Bugün ayın ışığı
8. Yaşamayı öğrenmek
9. Star
10. Egoistan
11. Mavilim
Albüm gerçekten çok güzel bir intro ile başlıyor. Albümü dinledikten bir süre sonra kendinizi ortalarda “pam pam” diyerek ortalıkta dolaşırken bulursanız şaşırmayın. Hemen ardından intro ile aynı adlı “Neden” şarkısı başlıyor. Bakalım Türkçe olmuş mu, olmamış mı sorusunun ilk yanıtını alacağız. Açıkçası bence hiçbir sıkıntı yok. Şarkının sözleri de hiç zorlama değil, besteye de gayet güzel oturmuş. Şarkı zaten sözleri ısrarla insanın kulağına sokmuyor. Şarkının orta bölümünde uzun bir tenor saksofon bölümü var. Sakin yapıda bir şarkı ki, albümün genelinde büyük inişler çıkışlar yok.
Albümün ikinci parçası “Nova Bossa”. İsminden anlayabileceğiniz gibi melodiler tanıdık gelecektir. Şarkıda uzun sayılabilecek solo bölümleri var. Albümde sadece vokali ön plana çıkartmak yerine şarkıdan şarkıya değişen farklı enstrüman bölümleri eklenmiş. Konuk müzisyenler sayesinde hep aynı tarz solo ve partisyonlar dinlemeyecek olmamız gayet iyi olmuş. Hep aynı şey son derece sıkıcı olurdu. Üçüncü şarkı “Salıncak”. Yine Türkçe sözlere sahip bir şarkı. Kısa bir şiir abartısız bir vokal. Albüm şimdiye kadar gayet iyi kotarılmış gözüküyor.
“Just like a fairy tale” çok güzel melodisi olan bir şarkı olmuş. Ama ne yalan söyleyeyim keşke imkan olsa da, daha büyük bir orkestra tarafından daha dinamik şekilde kaydedilseymiş. Enstrüman vokal atışmaları keyifli, sanırım albümün en geniş müzisyen katılımlı şarkılarından bir tanesi. Hemen herkese bir solo unutulmamış. Güzel. İnsana büyük orkestra dönemini hatırlatıyor…
Very Early bu albümün bizler için en tehlikeli parçası. Bildiğiniz üzere bu şarkı Bill Evans’ın “Moon Beams” albümünde yer alıyor. Scott LaFaro’nun ölümünden sonra yeni trio ile kaydedilen ilk Evans albümü olan Moon Beams bazı yönleri ile çok acayip duygusal bir albümdür. Mecmua’da her ne tarz müzik dinlerse dinlesin bir şeyler karalayanların ortak sevdiği ender isimlerdendir Evans. Dolayısıyla bu şarkıyı dinlerken tüm önyargılarımı kenara bırakmak gerekli. Şarkı gayet iyi kotarılmış. “Bugün ayın ışığı” son derece bilindik melodi ve söz olarak. Ne yalan söyleyeyim, çok keyifli bir düzenleme olmuş. Özellikle son bölümde “Gözdür alemi gezen de, gönül biriylen olur” kısmında vokal bence mükemmel şekilde kotarılmış. Çok beğendim.
Arkasından “Yaşamayı Öğrenmek” ve “Star” şarkıları geliyor. “Yaşamayı Öğrenmek” için güzel bir Türkçe balad demek yanlış olmaz. Egoistan albümün ismini veren masal kısmını içeren şarkı. Aslında bir nevi outro mu demeliyim bilemiyorum. Piyano ve üzerine okunan bir şiir olarak tasvir edeyim sizler için. Ben bu tarzı çok severim, özellikle de Fransız müziğini eşeleyenler çok iyi örneklerine denk gelebilirler bu kombinasyonların. Genel olarak çok güçlü şiirlerin domine ettiği alt bölümde bir enstrümanın eşlik ettiği genel bir konsepti vardır bu tarz şarkıların. Zaman zaman bizde uzun seneler yasaklı duran ama tüm dünyanın kucak açtığı Nazım şiirlerini bile bulursunuz benzer bir yapıda. Ben olsam bu şarkıyı bir nevi outro olarak kullanıp albümü sonlandırırdım.
Bu eleştirinin ardından yine harika bir düzenleme ile “Mavilim” şarkısı geliyor. Vokal ve enstrümanlar gerçekten başarılı şekilde düzenlenmiş ve çok bilindik bir melodi ana hatları sabit olmak koşulu ile bambaşka bir tad verir hale gelmiş. Ben beğendim.
Bu notlarla albüm bitiyor. Albüm digipack olarak satışa sunulmuş. Gayet güzel tasarlanmış bir kitapçık içeriğe eklenmiş. Aslında keşke dediğim bir şey var, yazmadan geçmeyeyim, Türkçe şarkıların İngilizce çevirisi, İngilizce şarkıların da Türkçe çevirisi kitapçığa eklense harika olurdu. Her iki dilde de şarkılar olunca bu yaklaşım bana çok daha keyifli geliyor. Albümün kaydı gayet temiz. Her şey yerli yerinde. Bu konudaki gelişmeler biz meraklıların yüzünü güldürüyor. Çıta yükselmeye de devam ediyor. Albümün kapak tasarımı ise müthiş güzel olmuş. Albümü elimde gören herkes çok beğendi. Albüme DenizBank sponsor olmuş. Kendilerine de koskoca bir bravo. Albüm, AK Müzik etiketi ile yayınladı gayet makul bir fiyata alınabiliyor. Satın alıp dinlediğinizde verdiğiniz paraya pişman olmayacağınız, kendi dilimizle melodileri gayet güzel bütünleştirmiş bence başarlı bir albüm.
Kaynak: Stereo Mecmuası

Son-Kedi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: