29/03/1977

iç...

29/03/1977

                “Büyük bir iletişim felci krizi geçirdim ( gördüğünüz gibi,  yeni ‘her halukarda barbarlık’  modası nihayet beni de ele geçirdi)  ve size yazdığım bu mektupla kurtuluyorum kendisinden.  Yine de, bu felcin nedensiz olmadığını  söylemeliyim.  O felç ki,  en büyük kurbanları siz değilsiniz. Sabrını ve iyi niyetini takdir ediyorum  Jean.  Dutch Bibik  kartı,  arkadaşlık görevlerime  dönmeye çağırdı beni.  Ama gözümü ancak  bu sabah açabildim.  Dün akşam  ondan gelen bir mektup bulduğum için olabilir mi?

Çok tuhaf bir biçimde, Türkiye’ nin hemen her yerinde rastlanabilen  ve daha kesifi bulunmayan siyahlıkta çarşaflı kadınlara benzeyen, şu siyah Hollandalı kediden söz edelim önce.   Tuhaf bir çekiciliği  ve göz korkutucu bakışları var.  Aynı bibik gibi. Yalnız bibik daha ikiyüzlü. Güzellik taslayıp,  kimi kitap ve tablolarda bulunan  koca nazik kediyi taklit ediyor özellikle.”

“Üniformanın hiçbir cinsel çekiciliği yok benim için.  Kesin olarak.  Ayrıca, her şey  ancak ‘üniforma’ terk edildikten sonra  başladı.  Ve kötüden betere döndü durumumuz.  En iyi ile en kötünün, sevecenlikle pisliğin,  ayrılmamacasına birbirine karıştığı bir  19. Yüzyıl ‘tutkusu’  yaşar gibiyim.  Birkaç günü evde geçirdikten sonra İstanbul’ a gittik ve ben her şeyin  veya neredeyse her şeyin bittiği duygusuyla  geri döndüm.  Ama iyi bittiği,  yumuşakça bittiği, güzellikle… Yanılıyormuşum. Bir hafta sonra, yine bizdeydi ve işler çığrından çıkmaya başladı, yavaşça, belli etmeden.  Bazı gizler, bazı gizemler, bazı zevk ve incelik hataları işleri kötüleştirdi.  Her şeye boş vermeyi veya çok soğuk, ilgisiz bir tavır takınmayı kesinlikle beceremediğimden rahatsız hissediyorum kendimi.  Aslında belki yapılması mantıklı olan şeyler bunlar.  Bataklığa yavaş, kesin bir gömülüş hissi.  Her şey yolunda giderse  çok ilerlenebileceğini yazmıştım sana.  İleri gitti nitekim  (mesafe olarak değilse de , edep çerçevesini aşmak konusunda )  ama yolunda gittiği için değil;  sadece, ben aklından,  kalbinden geçeni anlayamadan sürdüğü için.  Felç ayının nedenini  anlayabilsin artık. Dün akşamki,  tatlı, sevgi ve saygı dolu mektup (  saygıdan söz etmemin nedeni  Türkçe düşünüyor olmam) işleri zorlaştırdı.  Kayıp durumdayım.  24 saat bir şey yemeden duruyorum. Ertesi gün tıka basa yiyorum.  Sokaklarda dolaşıyor, kimseyi görmüyorum.  Yayıncının beklediği kitabımsa  ilerlemiyor hala;  çünkü son bir metni bitirmek lazım  ve haftalar önce yazılmış olması gereken mektupları  yazacak güç yok bende.  Gerçek tutku mu? Sanmıyorum.  Görev duygusu ya da  ona yardım edebilmek için  bir şey yapabilme  zorunluluğu ile birleşen çok canlı  bir sevgi hissi.  Neden bu his?  Psikanaliz ve psikoloji alanındaki tüm  bilgi yelpazemi  kullanmakla beraber anlayamadığımız bir şey daha.  Her şeyden biraz var herhalde  bu karışımda.”

Jean ve Gino’ ya Mektuplar / Bilge Karasu

Hazırlayan: Alain  Mascarou

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: